• aldı eline palayı dağıttı halayı

    1.
    Lan oğlum n'oldu, hani iman gücünüzle tankı durdurup, F16'yı havalandırmayıp, 'darbeyi falan önlememiş miydiniz sizler?

    Bir deli çıkmış, dağıtmış tüm mahalleyi, ne ayaksınız siz?

    Tam da linçe giderken;
    Görüverince pala'yı,

    "Asacaz, kesecez" derken
    Kesiverdiniz bir anda halay'ı,

    Kapısına yığmıştınız çöp kamyonlarını,
    'Peygamber ocağı' alayınızın,

    Çıkınca bir psikopat elinde pala;
    Belli sokacağı, aldı aklını alayınızın...

    http://www.sozcu.com.tr/2...yla-aractan-indi-1419088/
    #34232738 :)
  • girit

    38.
    Yunanistan'ın en güneydeki adası.

    Girit mi girift mi?

    Malum, iç içe geçmişliği tanımlamak için kullandığımız bir sıfattır; girift.

    Hat sanatında da; zemini, yazıları zeminde hiç boşluk bırakmamacasına istifleyerek dizmek.

    Misal; rantı bol huzuru yok istanbul, girift bir şehirdir.

    Çimentodan ve metalden mürekkep adına 'ev-daire-ofis-dükkan' denen yığınlar her yıl bilmem ne kadar prim yaptıkça, iştahlar kabarır, nefes almak için o ana kadar artık her nasılsa kalmış son alanlar da yalancı sözler ile talancı gözlere ve özlere kurban edilirler.

    Mersin'in portakal bahçelerini, Bodrum'un zeytinliklerini, Salacak'ın denize nazır toprak top sahalarını işte hep bu sistem iç ve de piç etti.

    Girift Rantiye Cumhuriyeti'nin başkenti rantistanbul'a, girift olmayan Girit'in Kandiye'sinden selam olsun.

    #direngirit
    #34190101 :)
  • 1 milyon dolara türbanlıyla evlenir misin

    30.
    Kadınsa olabilir, erkekse hiç düşünmeden olmaz derim.
    #34177604 :)
  • 1 milyon dolara türbanlıyla evlenir misin

    29.
    Kadınsa olabilir, erkekse hiç düşünmeden olmaz derim.
    #34177602 :)
  • iktidarın istediği üç çocuğun hikayesi

    1.
    ÜÇ KARDEŞiN HiKAYESi, Yaşar, Mutlu, Mesut.

    Mutlu: "Giydiği şort ortama uygun değildi" diyerek otobüste bir genç kızı tekmeleyerek döver, suçsuz bir 'insan'a zarar vermesine rağmen serbest bırakılır.

    Yaşar: Metrobüs şoförünün aracı kullanmasına engel olup, karşı yönden gelen araçları ezerek 'mal'a zarar vermesine sebep olunca 'ilk başta' ortaya çıkan kamuoyunun baskısı ve hasarı karşılayacak sigorta şirketlerinin de arzusuyla göstermelik olarak tutulanır,

    Mesut ise bir çocuk gelin ile evlenmiş, kadıncağızı eve kapatıp kapıyı da üstüne kilitlemiş, arada da üç çocuk yapmıştır.

    Mesut'un çocuklarından en kurnaz görünüp de aslında en aptal olanı takiyyeci tarikatçı olur, diğer çocuk ağabeyinin kulu kölesi olduğu tarikatın şıhının da kollamasıyla polis kolejine sokulurken, üçüncüsü de zaten cemaatin oylarıyla çoktan Meclis'in yolunu tutmuştur bile.

    Böylece devran döner, devrimi yutar.

    Millet de 'Mutlu Mesut Yaşar'.
    #34166851 :)
  • deprem mi oldu

    13.
    Moldova'da da hissedilendir.
    #34164634 :)
  • kvint

    1.
    Transdinyester Cumhuriyeti'nin başkenti Tiraspol'de yeralan meşhur konyak ve şarap firması.

    Kvint : Moldova'dan 'sözde' ayrı olup da elinden geldiğince kafasına göre takılan, Rusya Federasyonu tarafından desteklenen Transdinyester Cumhuriyeti'nin başkenti Tiraspol'deki meşhur şarap ve konyak fabrikasının ismi.

    Kvint bu bölgede o kadar meşhur o kadar meşhur ki ve ürünlerinin satış fiyatları da o kadar uygun ki, özellikle de alkolün yüksek vergiler nedeniyle bol sıfırlı paralarla satıldığı Norveç'ten Kanada'ya kadar farklı ülkelerden gelen 'alkolsever' yabancılara Tiraspol'ün evsahipliği yapmasına olanak sağlıyor.

    Tiraspol ile Kvint'in birlikteliği, bu küçük ülkenin parasına da yansımış durumda.

    Transdinyester Cumhuriyeti'nin kağıt 5 Ruble'sinin arkasında, Kvint'in Tiraspol'deki fabrika ve yönetim merkezi olan binanın bir fotoğrafı yeralıyor.

    Bu ticarette, Kanada dolarları, Norveç kronları; şehrin her tarafına yayılmış döviz bürolarında önce Kvint'in fotoğrafının da yeraldığı rublelere dönüp, oradan da fabrikadaki kasanın yolunu tutuyorlar.

    Uzaklardan gelen turistler ise ucuz ve kaliteli içki ile kafayı bulup evlerinin yolunu zor bulurlarken, birileri de bu ticaretten yollarını fazlasıyla buluyorlar.

    http://www.kvint.md/
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1187750/+
    #34148583 :)
  • şabanın hikayesi

    1.
    Shabo, her ikisi de Odessa Oblastı sınırları içerisinde yer alan sahil kasabası Zatoka ile tarihi Akkerman şehirlerinin arasında, yaklaşık on bin nüfusuyla küçük bir yerleşim yerinin adıdır.

    Ukraynaca'dan Şabo, Rusça'dan ise Şaba olarak çevirip Türkçe'deki harflerle yazabiliriz.

    Burası 40 milyon 'omca', bağ kütüğüne sahip bağları ve bağlardan üretilen şarapları ile meşhur.

    Akkerman (ak, beyaz kale-hisar); nasıl toprağın hakim otoritesi olan kültür tarafından zaman içerisinde Belgorod-Dnyestrovskiy (Dnyester'in beyaz şehri) haline getirilmişse Şaba'nın da öyküsü aslında farklı değil.

    Bir Tatar köyü olan 'Aşağı Bağ', Rus hakimiyetinde Şa-ba'ya ve Ukrayna ile birlikte de Şabo'ya dönüp ülkenin en meşhur üzüm bağları ve şarap markası olmuş.

    Şaba'nın kısa öyküsü bana artık nedense: "Şarap haramdır" diye bağ'cılıktan da uzak duran bağ'naz Şaban'ın hikayesini anımsattı.
    #34105467 :)
  • zoryaya mı zor fenere mi zor

    1.
    Savaş dolayısıyla Evinden uzakta Odessa'da Fenerbahçe ile karşılaşacak Zorya Lugansk'ın mı yoksa Ukrayna deplasmanındaki Fenerbahçe'nin işinin daha zor olduğu sorusu.

    Yataktan doğrulup ağır adımlarla açıkçası bir süredir çalındığından pek de emin olamadığım kapıya doğru yöneliyorum.

    Kim olabilir ki?

    Çarşafları değiştirmeye gelen kat görevlisini göreceğimi düşünürken, Natalya'yı karşımda biraz mahçup biraz da rahatsız etmiş olma ihtimalinin verdiği tedirginlikle gözleri yerde buluyorum.

    "Lugansk'ta bir hastanenin fizyo terapi bölümünde uzun yıllardır çalışıyordum. Eşimin de yine aynı şehirde düzenli bir işi olduğu için Odessa'da üniversitede okuyan biricik oğlumuza da tek odalı bir ev kiralayabilmiş idare edip, geçinip gidiyorduk"...

    Elinde 'ucuza' masaj yapılır yazan bir tabela ile plajda yanıma gelip "Peki diplomalı masöz müsün?" sorum üzerine de hızla hayat hikayesini anlatmaya koyulmuştu Natalya.

    "Sonra Ruslar bizi 'faşist' olmakla suçladılar. ikinci Dünya Savaşı sırasında da yine Ukraynalıları Alman'larla işbirliği yapmakla itham edip yapmadıklarını bırakmamışlardı ya o günlerin üzerinden çok zaman geçmişti. Bu kez de Avrupa Birliği'ne gireriz, NATO'ya üye oluruz diye bizi 'önceden' cezalandırmaya kalkıyorlar" derken benim aklıma çeşmeye su doldurmaya gönderdiği çocuğa ne olur ne olmaz diye önceden tokat atan Nasreddin Hoca'nın geldiğini elbette bilemezdi.

    "Ruslar Lugansk ve Donetsk başta olmak üzere bizim bulunduğumuz bölgeyi işgal ederek bir tampon bölge oluşturdular. Neymiş bu Avrupa ve Amerika'ya karşı çekilmiş bir duvar görevi görecekmiş..."

    "Sadece Lugansk'ın 600.000 olan nüfusu şu anda 100.000'e düştü. Herkes aç ve işsiz kalınca şehri terkedip bir yerlere gitti. Benim de Odessa'da akrabalarım vardı onların yanına geldim ama böyle sığıntı gibi olmuyordu, ne yaparım diye düşündüm, yaz başından beri plajda gezip saati 20 liraya insanlara masaj yapıyorum. Maalesef bir kaç gün sonra artık tekrar Lugansk'a dönmek zorundayız, yaz bitti, otellerin son müşterileri de gidince bizim de artık burada kalmamızın bir anlamı olmayacak. Odessa'da kışı geçirecek bir iş de bulamadım ve oğlum da artık ister istemez yurt odasına geçmek zorunda kalacak..."

    Yurdunu terkedip Odessa'ya gelen 'tek' Lugansklı Natalya hanım değil. Bugün, 1923 yılında kurulmuş neredeyse asırlık koskoca bir futbol takımı da kendi evindeki maçını 'gurbet'te oynayacak.

    Renklerini gecenin zifiri karanlığından ve şafak kızıllığından alan Ukrayna'nın Lugansk şehrinin Zorya (Şafak) takımı da Fenerbahçe ile yurdundaki 'iç savaş' nedeniyle Odessa'da oynamak zorunda.

    Pop kültürün sıklıkla kafa karıştıran yeni vak'anüvisi vikipedia'ya bakarsak Lugansk; 'sözde' halk oylaması ile Ukrayna'dan üstelik de yüzde yetmişbeşlik bir katılım ve yüzde doksanların üzerinde bir kabul ile ayrılıp 'cumhuriyet' olmuşmuş, duy da inanma. Ve tabii ki de tek tanıyanı da; bölgedeki şıracı devletlerin bozacı şahidi Rus'çu Kuzey Osetya...

    Kitap, dergi, gazete, hükümet açıklamaları, dış devletlerin enformasyonları hepsi ama hepsi 'yaşamış ve görmüş' bir insanın anlattıklarının yanında bütün inandırıcılıklarını yitirirler.

    Natalya bana bir şehrin silahla, zorla ne şekilde bitirildiğinin ve halkının da nasıl filler tepişirken ezilen çim durumuna düşürüldüğünün canlı kanıtı, gerisi yalan.

    Bugün evinden kopup Odessa'ya gelen Natalya ile onun kader arkadaşı Zorya Lugansk'ın, milyonlarca dolarlık Fenerbahçe ile maçını ufak bir sahil kasabasının mütevazı bir kafeteryasında birlikte izleyeceğiz.

    Saatte yirmi liraya günde sekiz on saat kolları kopasıya kısa yaz boyunca masaj yapıp, uzun ve zorlu kışı geçirecek parayı toparlamaya, oğlunu da okutmaya çalışan Natalya, milyonlarca dolarlık futbolcuları seyrederken acaba ne düşünecek?

    Gurbet o kadar acı ki....
    #34065110 :)
  • talisca nın benfica ya döşediği şimendifer

    5.
    (bkz: Talisman)
    #34048033 :)
  • dalton kafası

    1.
    Bazen seksen milyonluk ülkeleri yönetmeye talip olan, kendini akıllı mı akıllı, cin mi cin, uyanık mı uyanık, becerikli mi becerikli sanan kafadır.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1164087/+
    #33877656 :)
  • istanbuldaki hudist plajı

    1.
    Huuuyu çekip ayin yapan, tekke, cemaat, zaviye, tarikat mensupları için yapılması gereken plajdır. Nudist-Budist-hu'dist plaj üçlemesinin de sonuncusudur.
    #33873533 :)
  • istanbuldaki budist plajı

    1.
    Hindistan'dan gelen Budist dostlarımız ve gönlü Buda'dan ve şiva'dan yana vatandaşlarımız için mutlak yapılması gerekli plajdır. Madem ülkede demokrasi var o zaman herkesler de gönlünce ve dinince yüzebilmeliler değil mi? Kimi haşema ile kimi de haşima (hakiki şiva mayosu) ile...
    #33873284 :)
  • istanbuldaki nudist plajı

    1.
    Eksikliğinin şiddetle hissedildiği, herkesin artık hür ve demokrat, gönlünce barış içimde yaşadığı ülkemizde; yetişirse bu yaza ama olmazsa da mutlaka seneye yapılması gereken plajdır.
    #33873247 :)
  • gölgesi şerit ihlali yapan araç ve sürücüsü

    1.
    Moskova'nın Adanova Oblastı'nda otobanda seyir halindeyken, gölgesinin elektronik sistemler tarafından aracın mütemmim cüz'ü olarak algılanıp ceza kesildiği araç ve talihsiz sahibidir.

    http://turkrus.com/262659...baya-ceza-kesildi-xh.aspx
    #33871203 :)
  • yaşlılık

    47.
    insanın hayatında romantizmin yerini romatizmaya bıraktığı dönem.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1162211/+
    #33855491 :)
  • yaşlılık

    46.
    insanın hayatında romantizmin yerini romatizmaya bıraktığı dönem.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1162210/+
    #33855489 :)
  • televizyondaki evlilik programlarındaki paraleller

    1.
    Orduya, polise, hastaneye, postaneye hani FETÖ her yere sızmış ya şimdi bunlar mutlaka evlilik programlarına da sızmışlardır. Esra Erol, Zuhal Topal, Seda Sayan falan bi'açıklasalar hangi adaylar paralelmiş, harbiden çok merak ediyorum.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1161514/+
    #33847753 :)
  • 2016 2017 şampiyonlar liginde beşiktaşın grubu

    1.
    2015-2016 sezonu şampiyonu olarak dördüncü torbadan kuraya katılacak olan Beşiktaş'ın seyirci avantajını düşünerek olmasını arzuladığım gruptur.

    CSKA Moskova
    Borussia Dortmund
    PSV Eindhoven
    Beşiktaş

    Gönlümdeki kuradır.
    #33817516 :)
  • pamukkale

    55.
    Attığın adımların sayılıp nakit ödeme yapmanın arzulandığı yurdum mekanı.

    PAMUK eller cebe KALE

    Uykudan uyanınca, o çocukluktan bugünlere tatlana tatlana bal kıvamına gelen anların, anıların; artık sadece hayallerimde yaşamaya devam ettiğini ''Allah'ıma şükürler olsun'' bi'kez daha gördüm.

    Fethiye'deyken: "Belcekız'ın denizi aslında çoktan sintine mezarlığı oluşmuşsa da, yetkililer kafayı başka tarafa çevirince sanki hiç kimse görmeyecekmiş beklentisiyle kendilerini kandırmaya devam ediyorlar" demiştim.

    http://www.dha.com.tr/oludenizde-alarm_369301.html

    Dün Ölüdeniz'den çıkıp, Denizli üzerinden Pamukkale'ye geldik.

    Daha yolda başladı, 'gelen turist sayısı azaldı, maliyeti kalanlardan çıkartalım' zihniyeti.

    Mercimeğin kilosu ya sekiz ya on lira ama bir tabak bol sulu çorba da nedense aynı fiyata. Bir de zaten abartılı fiyatları yanlış matematikle toplayıp iyice şişirmiyorlar mı, millet hasta olunca çorba içer oysa ben çorba içtim hasta oldum.

    Sonunda Pamukkale'ye vardık. Otel sahibi sermaye'dar amcaya sermaye'bol gelmiş olmalı ki elini korkak alıştırmamış sağolsun otelde her şey bol bol var.

    Ne var ki öte taraftan da bu beşeri nefaset ve canlı para ile kopyalanarak ülkemize uyarlanmaya çalışılmış temelsiz materyalist estetik, işinin ehli olmayan emeğin kullanım hatası ile ne yazık ki kolayca mundar olup gidiyor.

    Demem o ki odalar kral dairesi, banyo mermer
    Konuklar öğle uykusunda kat görevlisi bihaber,
    Bağırıp durur habire NATO kafa NATO mermer,
    "Kız Ayşe çarşafın ucundan birazcık çekiver"...

    Yıllar önce travertenleri 'sözde' korumak için 'Demir ağlarla ördük Pamukkale'yi dört bir yandan' diyerek, gerçek amaçları olan taşa adım atmayı dahi paralı hale getiren zihniyet; her yere teller çekip bütün zevkin içine ettiği gibi yine de kararmanın önüne geçememiş ki içim de travertenler gibi karardı.

    Giriş 35 tele, havuz için yaklaşık bi otuz beş daha, orası burası yorulduk iki tost bir çay derken adam başı yüz elli kağıt. Lan oğlum beş yıldızlı otele ben o kadar para veriyorum ne işsiniz siz? Benim dedemin savaşıp canını verdiği toprağa basmak için size niye bi'araba dolusu para veriyorum ki ben?

    Üstelik petrol kralı Arap'ın şımarık veliahtı beş yaşındaki Veled ül Hacı gözümün önünde zincirleri aşıp travertenlerden parça parça kopartıp göle atarken kimsenin de sesi çıkmıyor Maşallah.

    Gareziniz bana mı ulan?

    Hepiniz elbirliği yaptınız da beni memleketimden soğutmaya mı çalışıyorsunuz?

    Amacınız ne sizin bakiim?
    #33792045 :)
  • yeni şeyler getiriyorum